Türkiye 2026 - "Doğru Patika, Engebeli Yol"
2025 yılında Türkiye dezenflasyon patikasında ilerlerken, küresel ekonomi artan jeopolitik gerilimler ve korumacı ticaret politikaları nedeniyle belirsizlik dönemine girmiştir. Risk primleri yükselmiş; ancak piyasa fiyatlamalarında belirleyici unsur yine arz–talep dengeleri ve fiyat dinamikleri olmuştur.
2026’ya girerken küresel ekonomi, jeopolitiğin ekonomik karar alma süreçlerine daha doğrudan yansıdığı bir döneme geçmektedir. 2024–2025’te yoğun biçimde fiyatlanan risklerin ardından, jeopolitik başlıkların piyasa üzerindeki kalıcı etkisinin azalması ve daha öngörülebilir bir denge zemininin oluşması beklenmektedir.
Para politikası cephesinde ayrışma belirgindir. ABD’de çekirdek enflasyondaki gerileme kademeli faiz indirimlerini gündeme getirirken; Euro Bölgesi sınırlı ve temkinli bir gevşeme alanına sahiptir. Japonya ise ücret–fiyat döngüsünün kalıcılaşmasıyla sıkılaşma patikasını sürdürmektedir. Bu ayrışma, küresel sermaye akımlarında yeniden konumlanmaya ve döviz piyasalarında oynaklığa zemin hazırlamaktadır.
Bu görünüm, 2026 için ılımlı ancak dirençli bir küresel büyüme senaryosuyla uyumludur. Uluslararası kuruluşlar küresel büyümeyi %2,9, ABD’yi %2,0–2,1, Çin’i %4,4 ve Hindistan’ı %6,2 seviyelerinde öngörmektedir. Enerji dönüşümü, savunma sanayii, yapay zeka, kritik mineraller ve tedarik zinciri güvenliği 2026’da da stratejik yatırım temaları olmaya devam edecektir.
Türkiye cephesinde ise 2026 görünümü görece olumlu bir ayrışmaya işaret etmektedir. Dezenflasyon sürecinin ilerlemesi, yüksek reel faiz ortamı ve tarihsel çarpan iskontosu, TL varlıklar için destekleyici bir çerçeve sunmaktadır. Baz senaryomuza göre 2026 yıl sonunda USDTRY 51,85, TCMB politika faizi %28 seviyesinde dengelenirken, TL’de reel değerlenme eğiliminin korunmasını bekliyoruz. Ortodoks politika duruşunun devamı halinde 5 yıllık CDS’in 170–180bp bandına gerilemesi mümkündür.
Hisse senedi tarafında, gerileyen risk primi ve kâr büyümesi beklentilerinin desteğiyle BIST100 için 7,1x F/K çarpanını adil seviye olarak değerlendiriyoruz. Bu çerçeve, endeks için 16.600 seviyesine ve yaklaşık %45 yükseliş potansiyeline işaret etmektedir. Sektörel bazda; Bankacılık, GYO, Çimento, Enerji, Perakende Gıda, Taahhüt, Petrol ve Holdingler 2026 görünümünde öne çıkan ve tercih ettiğimiz alanlar olmaktadır. Daha düşük faiz ortamı ile net faiz marjlarında toparlanma, reel olarak istikrarlı kur görünümü, belirleyici küresel ekonomilerde politika yönelimi ve makro görünüm, ihracat pazarlarındaki talep koşulları ve tarihsel ortalamalara göre cazip değerleme çarpanları, sektör ve hisse seçimlerimizi şekillendiren temel faktörlerdir. Bu çerçevede, 2026 yılı Uzun Vadeli Model Portföyümüzde AKBNK, ASTOR, CIMSA, EKGYO, ENKAI, KCHOL, MGROS ve TUPRS öne çıkan hisseler olarak yer almaktadır.
2026 Strateji Raporumuzu görüntülemek için tıklayınız.